Chakra, (çakra) “dönen tekerlek” anlamına gelen Sanskritçe bir kelimedir. Sanskritçe Hindistan’da kullanılan eski Vedik dildir ve çakra terimi ilk olarak binlerce yıl önce Vedik yazıtlarında tanımlanmıştır.

Vedalar adı verilen eski metinlerde çakralar,vücudumuzdan prana’nın (“yaşam gücü”) akmasına izin veren nadis(nehirler) tarafından birbirine bağlı olarak tanımlanmıştır.

Zihin alanındaki yaşananlar enerji bedenini şekillendirir ve enerji bedeni de direkt olarak fiziksel bedende tezahür bulur. Fiziksel bedeni hareket ettiren enerji bedenimizdeki hallerdir. Yani; enerji bedeni,  fiziksel duruşu yaratan bedendir. Fiziksel bedeni tablo olarak düşünürsek, enerji bedeni renklerdir. Zihin bedeni ise sanatçının kendisidir. Enerji bedenimizde 72.000 adet enerji kanalı (nadi) mevcuttur. Bu yazıda en büyük 3 Nadi’den bahsedeceğiz.Omurga kanalı üzerinde yer alan Sushumna ve Sushumna üzerinde sarmal oluşturan İda ve Pingala. İşte çakralar İda ve Pingala’nın Sushumna üzerinde kesiştiği yerlerde oluşur.

Çakralar mistik anatomidir. Çakraları omurga üzerinde gibi hayal edebiliriz ama çakralar enerji bedeninde yer alırlar. Organlarımız, çakraların titreşimlerinden etkilenir.

7’li çakra sistemine göre 7 çakramız şunlardır:

  • Kök çakra (muladhara)
  • Sakral çakra (svadisthana)
  • Karın çakrası (manipura)
  • Kalp çakrası (anahata)
  • Boğaz çakrası (vishuddhi)
  • Üçüncü göz çakrası (ajna)
  • Tepe / taç çakrası (sahastrara)

Kök çakra omurganın tabanındadır ve daha yukarıda göbek deliğinin yaklaşık iki parmak altında bulunan sakral çakradır. Sonra karın bölgesinde solar pleksus çakrası vardır. Göğüste kalp çakrası var. Boyun içinde yukarı doğru boğaz çakrasıdır. Kaşların arasında üçüncü göz veya kaş çakrası bulunur. Ve son olarak, başın tepesinde, uygun şekilde adlandırılan taç çakramız var.

Çakraların dengeli çalışıyor olması;  yaşam kalitemizin yüksek olması ve potansiyelimizi tam performans kullanabilmemiz açısından çok önemlidir. Çakraların çalışma prensibini algılamak ve üzerlerinde çalışabilmek için yoga asanalarını pratik ediyor olmak kilit noktadır. Asanalar çok önemlidir.

Zihnimizde yaşanan her sorun bedende yer bulur. Asana pratiği ile beden özgürleştikçe zihin de özgürleşir. Zihin özgürleşip, farkındalık arttıkça enerji bedenindeki dengesizlikler çözülmeye başlar ve beden özgürleşir.

Next Post

Yoga Felsefesi

Cum Şub 5 , 2021
Yoga, sistematik bir şekilde basamaklar halinde  ilerleyen bir öğretidir. Yoga öğretisi içinde kaybolmak mümkün değildir,çünkü yolda nasıl ilerleyeceğin tüm hatlarıyla […]